Alparslan
Köyünün ne zaman ve kim tarafından kurulduğu bilmemektedir.Yerleşim yeri
itibariyle eski zamanların en çok ihtiyaç duyulan yapı malzemesi olan Ağacın bol
bulunduğu ormanların içine kurulmuş bir köydür.Yakın bir zamana kadar köyün tüm
evleri ahşaptandı.Zaman modernleştikçe evler de modern yapılarla inşaa
edildi.Günümüz Alparslan'ında ahşap evleri çok nadir görebilirsiniz.Geride
kalanların hepsi de birer Tarihtir.Her köyde olduğu gibi Alparslan'da da geçim
Tarımla ve Hayvancılıkla sağlanmaktaydı.Günümüzdeyse Tarım yapan ve Hayvan
gücüyle tarım yapan kişi sayısı yok denecek kadar azdır.Verimli topraklarına ve
sınırsız denebilecek su kaynaklarına rağmen tarlaların çoğu terkedilmiştir.
Köy
halkının yüzde 40'ı TTK emeklisidir ve hala TTK'da çalışan bir kısım nüfusu
bulunmaktadır.Yüzde 40'ı da Almanya'dan işçi emeklisidir ve günümüzde Almanya
emeklilerinin çoğu da orada kalmayı tercih ediyor.Köyün geride kalan diğer yüzde
20'lik nüfusu da,yani genç ve orta yaşa yakın nüfusu oluyor,İl sınırları dışında
özel sektörde çalışmaktadır.Bu grubun çoğu da İstanbul'u tercih etmektedir
kendilerine 2.vatan olarak,doğduğun yer değil Doyduğun yer memleketindir
hesabı..Tercih edilen İller arasında
Ankara,İzmir,Balıkesir,Aydın,Denizli,Tekirdağ,Düzce illeri de vardır.Yani
Alparslan tüm yurda dağılmış ve ALPARSLANLILAR HER YERDELER
diyebiliriz..Alparslan'dan il dışına eğitim amaçlı çıkanların sayısı yok denecek
kadar azdır.Ama yinede Alparslan'ın Genç Beyinleri de tüm Türkiye'ye daha iyi
bir eğitim için dağılmış durumda..
![]() |
Ama
siz birde bayramlarda görün köyümüzü..Gerçekten de bir bayram yerine dönüşür
işte o zaman köy.Şehir dışındaki nüfusu,okuyanı,çalışanı hep birlikte döner
memleketlerine.Ailelerine kavuşmak,büyüklerinin elini
öpmek,doğdukları,büyüdükleri,havasını teneffüs ettikleri yerleri görmek için can
atarak koşarlar memleketlerine.Alparslan'da bayramlar eskisi gibidir.Ve hiç
duyamazsınız o hep söylenen "Ah nerede o eski bayramlar" sözünü
Alparslan'da..Köyün bütün erkekleri ilk bayram sabahı camileri doldurur,herkes
namazdan sonra birbirleriyle bayramlaşır,dargınlar varsa mümkün olduğunca
barıştırılır.Sonra her mahallenin ayrı bir bayram günü vardır.Bayramın
1.günü;Cami yanı,Ali bey oğlu ve Ömerci oğlu mahallelerinin bayramıdır,o gün
diğer mahallelerin yaşlısı genci,kadını erkeği çoluk çocuk bayram gezmeye gider
o mahallelere.Herkes Kendi Evinde ağırlar beklediği
misafirlerini.Hazırlıklıdırlar yığın yığın kalabalıklara.Bir çırpıda sofralar
kurulur.Köy halkı birbirleriyle görüşme,konuşma,kaynaşma fırsatı bulur
böylece.Bayramın 2. günü ise;Kül oğlu,Hasan bey oğlu,Safiye oğlu,Akbıyık ve
Akbaldır mahallelerinin bayramıdır.Bayramın 3.günü ise sadece Merkez mahalleye
aittir.İkinci ve üçüncü günlerde de aynı gelenek sürdürülür,evlere ziyaretler
yapılır.İlk iki gün memnuniyetle gezen Merkez mahallesi halkındadır şimdi ev
sahipliği yapma sırası.Onlar da gezerken ki aynı memnuniyetleriyle karşılarlar
misafirlerini..Bayramın 4.günü ise artık bir hüzün,isteksizlik ve bir telaş
havası sarar Alparslan'ı.İl dışında çalışanlar ve okuyanlar artık dönmek
zorundadırlar.Bayramlarda toplanmak,hep birlikte olmak çok güzel
elbette,ama;Sadece bayramlarda bir araya Gelinebilmesi Üzüyor insanı...Köyün Boş
oluşu bayramlardan sonra daha da bir çarpar insanın yüzüne,bir iki gün önceki
kalabalıktan sonra daha kolay anlaşılır bu tenhalık..Herkes işinin başındadır
artık..
![]() |
Bir
çok köyün aksine Alparslan'ın Kadınları da para kazanır.Toprağın bereketini
işlemeyi,onu paraya çevirmeyi bilen kadınlardır onlar.Devrek deyince akla ilk
gelen şey nasıl bir Bastonsa,Alparslan deyince de akla ilk gelen
şey;Kestane'dir.Yakın bölgelerde Kestanesiyle ünlüdür Alparslan.Ağustos'un sonu
ile Eylül'ün sonu arası Kestane sezonu açılır Alparslan'ın.Halk pazarlarında ve
seyyar satıcılarda "Alparslan Kestanesi" yazılarını görmemeniz mümkün
değil.Kestanenin Tuzlaması genelde evlerde yapılsa da;Kestane Kebabının kokusunu
hemen hemen her sokakta duyabilirsiniz.Hele hele bir de sobanız varsa,sobanın
üzerinde Kestane Kebap yapmanın ve bunu sıcak sıcak yemenin tadına
doyamazsınız.Kestanenin şekeri de çok meşhur olmasına rağmen Devrek'te Kestane
Şekeri Yapmak pek yaygın değildir.İşte size bir Kestane resmi.Dikkatli
bakın,adeta midye içinde korunan bir inci gibi değil mi?Dikenlerle çok iyi
korunan çok değerli bir Siyah İnci..
|