>>>ANA SAYFAYA DÖN

Şu an KÜLTÜR desiniz!

ALPARSLAN

Alparslan Köyü
Bölge Turizmi
Kültür - Tarih
Köy evleri
Yönetim

Online Sohbet

Web sitemizde Şuan online olanlarla Sohbet edebilirsiniz.

NAME: İSMİNİZ

MESSAGE: MESAJINIZ

SEND: GÖNDER

RESET: SİL

 

DUYURULAR


Web sitemize yeni oyun eklendi,denediniz mi?

 

 

 

Websitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
Çok Güzel
Güzel
İdare eder
Berbat

 
 

Kültür

          Çağdaşlıkla Geleneğin Yobazlıkla Modernliğin farkını çok iyi bilen Alparslan Köyü içinde bulunduğumuz 2000'li yıllarda da eski gelenek görenek,örf ve adetlerini hala gururla devam ettirebilmektedir.İşte bunlardan bazıları:

Alparslan Köyü her ne kadar yüzünü değişen dünyaya çevirerek, gelişen ulaşım ve bilişim imkanları ile her alandaki gelişmeleri yakından takip ederek kısa sürede adapte olsa da gelenek ve göreneklerini de yaşatmasını bilmektedir. Düğün törenleri, Bayramlar, Mevlit ve İftar Davetleri, Aşure Günleri, Hıdrellez Kutlamaları vs, yaşatılan eski geleneklerimizdendir. Düğünlerde Horota (gece düğünü), Kına Gecesi, Kız ve Erkek Düğünleri, Gelin Alma ve Karşılama Törenleri ile bayanlar için Duvak gibi etkinlikler hala mevcudiyetini korumaktadır. Yılın belli günlerinde ise Aşure Günleri düzenlenmekte, komşu mahallelerden gelenlere geleneksel yemek olan Aşure ile birlikte hazırlanan diğer yemekler ikram edilmekte, mevlit okunarak, hem bu alemden göç etmişlere, hem de diğer Din Kardeşlerimize dualar edilmektedir.

Düğün geleneği

          Alparslan Köyü'nde düğünün ilk habercisi köy şivesi ile "okuluk" denen, ince şekilde açılan yufkanın içine şeker ve cevizin eklenerek saç üzerinde kızartılması ve mahalle sakinlerine dağıtılmasıdır. Köy çevremizde artık "Başlık Parası" gibi ilkel uygulamalar olmamakla birlikte yine de kız annesine "Süt Parası" adı altında anneliğin bir bedeli olması düşünülemese de bir miktar hediye verme adeti devam etmektedir. İki taraf maddi ve sosyal durumlarına göre birbirlerine ne alıp vereceklerini karalaştırırlar.Kız tarafı genellikle çeyiz sandığı, oğlan tarafı ise beşibirlik,küpe,inci,yüzük,bronş gibi takılar alırdı.Bu arada yakınlara alınacak hediyeler de düşünülürdü.Nişan ile düğün olana kadar geçen müddet içerisin de Ramazan Bayramı isabet ederse,oğlan evi kız evine kızın giyeceği bayramlığı, urba, ayakkabı,terlik vb,ile yiyecek çerez, şeker, pasta gibi hediyeler,eğer Kurban Bayramı isabet ederse, sırtı kınalanmış bir koç boynuzuna altın takarak gönderirdi. Genel olarak 1 hafta devam edecek düğün ve hazırlıkları Cuma günü başlar ve duvaktan sonra sonuçlanır. Oğlan evi düğün sahibidir. Düğün hazırlığının başında güveyi ve gelin güvendikleri olgun birer arkadaşlarını sağdıç olarak seçerler. Sağdıçlar dügünün başından sonuna kadar düğünün her aşamasının en iyi şekilde örf ve adetlere uygun olarak sonuçlanmasına yardımcı olurlar. Düğün Cuma günü başlar.Düğün başlar başlamaz, hazırlaklar tamamlandıktan sonra akşama oğlan evi tarafından; kız evi akrabaları ve çevresi davet edilir. Sağdıç ve oranın gençleri tarafından gelenlere yol gösterilir, yiyecek servisleri yapılır. Geç vakitleri kadar yenilir, içilir. Erkek köçekler eşliğin de oyunlar oynanır. Kız düğünü esnasında erkek tarafından damadın yakınlarına çay ikramı yapılırken ikinci bardaklar kapalı bir şekilde getirilir. Bu şekilde getirilen çayı içen kişinin bardağın içine ya da kenarına belli miktarda parayı bırakması da adettendir. Düğünün en gırgır ve neşeli anlarında biridir bu durum Aynı gece kız evinde geline kına yakılır, hanımlar kendi aralarında eğlenirler. Pazar günü gelini kızın arkadaşları oğlan tarafından gelen urbalarla süslerler.Oğlan evinin geldiği duyulunca gelin bir odaya kapatılır.Kaynana ile birlikte birkaç kadın içeri girer.Gelini merdivenden erkek kardeşi elini tutarak indirir.Böylece gelin oğlan evine götürülür. Erkek tarafının ilk gelişinde yine şertbet ikram edilmesi ve gelin arabaya bindikten sonra havaya şeker atılması eski adetlerden olmakla birlikte bir tarafta korna sesleri ve "yarın duvağa gelin" naraları ile bir tarafta o ana kadar yanından ayırmadıkları evlatlarının başka eve göç ediyor olmasının verdiği üzüntü ile yükselen ağlama sesleri duyulur.

Pazartesi günü gelini, tekrar süsleyerek bir köşeye oturturlar.Kız ve oğlan tarafının yakınları, oğlan evine geline bakmaya gelirler.Bu güne duvak denir. Düğünün bitiminden üç gün sonra kız evi;damat ve gelin başta olmak üzere oğlan evinde bulunanların tamamını ve yakın akrabalarını sağdıçla birlikte yemeğe davet ederler. Buna da "üç günleme" denir. Gelinin damat evine götürüldüğünde ibrik ile gelin arabasına su dökmesi, seccade atması, kapıda yanan çırayı söndürmesi, duvak gününde kayınvalidenin bayılma numarası yapması ve gelinin "anne kalk" diyerek kendisine anne denmesinin sağlanması gibi küçük nüanslar bu anları daha eğlenceli kılmaktadır. Tabi ki yeni evlenen çiftlere yardım amacı ile gelin alma töreninde yapılan takı törenini ve para takma merasimini de unutmamak gerekir.

Hıdrellez etkinlikleri

          Alparslan Köyü'nde hıdırellez Mayıs ayı içerisinde bazı etkinliklerle karşılanır ve kutlanır. Çeşitli mesire yerlerinde(Topan, Hasanoğlu, Türbe, vs) insanlar toplanıp, gezerler. Ateşler yakılıp et, tavk vs pişirilir, evlerin bahçelerinde gözlemeler açılır ve bir araya gelen komşular, akrabalar muhabbet eşliğinde hazırlanan çeşitli yiecekleri tüketirler. Köylerimizde hıdrellez günü çift sürmezler, uğursuzluk olacağına inanırlar. Hıdrellezde hiç kimse yeşillik koparmaz, dallar kırılmaz. Eski inanışa göre hıdrellez çarpabilirmiş. Daha önceleri bilhassa köyler de mahalle çocukları akşam olduğun da şarkılarla türkülerle ev ev gezilir ve her evden yiyecek bir şeyler alınırdı.Toplanan yiyecekler bir evde bir araya getirilip, pişirilecekler pişer, diğerleri de sofraya konulup sabahlara kadar eğlenilirdi.Şimdi bu tür adetler azalmaktadır. Bettem adı verilen bu geleneği de sanırım hemen hepimiz büyük bir özlemle hatırlayacaktı ve çocukluğunda böyle bir etkinliğe katılmamış olan neredeyse hiç yoktur. Çalınan tenekeler eşliğinde söylenen türküler, içimizden birinin eski postuları vücuduna sarıp, yüzünün siyaha boyanması ve "ayı" taklidi yapması, yumurta veya parayı vermeden önce abi ya da ablalarımızın ayı nasıl bayılır göster bakalım demesi, karanlık mahalle arasında arkadaşımızı gerçek ayı sana köpeklerin arkamızdan koşuşturması hepimizin tebessümle hatırlayacağı anlardır.

Asker uğurlama

          Askere gidecek olan delikanlının gideceği gün belli olduktan sonra canı çeken şeyleri söyler.Bunları annesi ya da yakınları yaparlar.Onun istedikleri yerine getirilmeye çalışılır.Gideceği gün uğurlama törenleri yapılır, büyüklerinin ellerini öper.Gitmeden önce bazıları mevlüt okutur,bazıları diğer arkadaşları ile yukarı da yaptırdığı yemekleri bir eğlence içinde yerler. Bİr gün önceden mahalle eve ev dolaşılır ve büyüklere yarın askere gidileceği haber verilir. Beklenen an gelidiğinde köy meydanı ya da terminal ana baba gününe döner, aileler, dostlar.akrabalar uğurlamaya katılırlar. Bu uğurlamada davul zurna ekibi de hazır bulunur.Eğlence yapılır. Asker adayı tüm sevdikleriyle vedalaşıp arabaya bindiğin de araba hareket eder,tam yoluna girmedin arabalar üç dört defa geriye döndürülür.Arabanın arkasından su atılır.Bu dönme ve su dökmenin anlamı arabanın sular gibi hızlı yerine kazasız ulaşması ve askerlerin aynı akıcılıkta geri dönmesine vesile olması içindir.

Bayramlar

          Şehir dışındaki nüfusu,okuyanı,çalışanı hep birlikte döner memleketlerine.Ailelerine kavuşmak,büyüklerinin elini öpmek,doğdukları,büyüdükleri,havasını teneffüs ettikleri yerleri görmek için can atarak koşarlar memleketlerine.Alparslan'da bayramlar eskisi gibidir.Ve hiç duyamazsınız o hep söylenen "Ah nerede o eski bayramlar" sözünü Alparslan'da..Köyün bütün erkekleri ilk bayram sabahı camileri doldurur,herkes namazdan sonra birbirleriyle bayramlaşır,dargınlar varsa mümkün olduğunca barıştırılır.Sonra her mahallenin ayrı bir bayram günü vardır.Bayramın 1.günü;Cami yanı,Ali bey oğlu ve Ömerci oğlu mahallelerinin bayramıdır,o gün diğer mahallelerin yaşlısı genci,kadını erkeği çoluk çocuk bayram gezmeye gider o mahallelere.Herkes Kendi Evinde ağırlar beklediği misafirlerini.Hazırlıklıdırlar yığın yığın kalabalıklara.Bir çırpıda sofralar kurulur.Köy halkı birbirleriyle görüşme,konuşma,kaynaşma fırsatı bulur böylece.Bayramın 2. günü ise;Kül oğlu,Hasan bey oğlu,Safiye oğlu,Akbıyık ve Akbaldır mahallelerinin bayramıdır.Bayramın 3.günü ise sadece Merkez mahalleye aittir.İkinci ve üçüncü günlerde de aynı gelenek sürdürülür,evlere ziyaretler yapılır.İlk iki gün memnuniyetle gezen Merkez mahallesi halkındadır şimdi ev sahipliği yapma sırası.Onlar da gezerken ki aynı memnuniyetleriyle karşılarlar misafirlerini..Bayramın 4.günü ise artık bir hüzün,isteksizlik ve bir telaş havası sarar Alparslan'ı.İl dışında çalışanlar ve okuyanlar artık dönmek zorundadırlar.Bayramlarda toplanmak,hep birlikte olmak çok güzel elbette,ama;Sadece bayramlarda bir araya Gelinebilmesi Üzüyor insanı...Köyün Boş oluşu bayramlardan sonra daha da bir çarpar insanın yüzüne,bir iki gün önceki kalabalıktan sonra daha kolay anlaşılır bu tenhalık..Herkes işinin başındadır artık..

FORUM

Foruma giriş
 
Foruma üye ol

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Defteri oku
Deftere yaz

GALERİ

Mahalleler
Karışık
Tanıdık yüzler
Enson eklenenler
Videolar
 
Geçmiş zaman olur ki
 
Hoşça vakit geçirin

DERNEK

Nedir?
Yönetim kadrosu
Üyeler
 
Röportajlar
Toplantılar

SON DAKİKA

DEVREK REHBERİ

Eczaneler
Taksi duraklari
Poliklinikler
Otobüs firmaları
Oteller
Kargo
 
Tüp gaz
 
Doktorlar
 
Turist rehberi

GAZETELER

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta

YEREL MEDYA

Devrek Fm

Bölge Haber
 
Devrek Postası

İLETİŞİM

ykalinci@hotmail.com

alparslankoyu@alparslankoyu.

com

Künye

Tarih

          Alparslan Köyü'nün isminin nereden geldiğine dair halk arasında yaşayan bir efsaneye göre Selçuklu Komutanı Alparslan' ın Devrek'e geldiği ,bu günkü Alparslan köyünde karargah kurduğu ve Bizans İmparatoru Romansla savaştığı söylenir. Ancak tarihi kayıtlar Alparslan' ın Kızılırmağı geçmediğini, gösterir. Fakat 1070'de Alparslan'ın (Büyük Selçuklu) orduları Kutalmışoğlu Süleyman şah kumandasında sahil yolundan geçerek Sapanca ve İzmit' te Bizans orduları ile karşılaşmış olmaları bu civarda konaklamalarının mümkün olacağı varsayımını kuvvetlendirmektedir. Bu nedenle de genel kanı köyün isminin tarihi olay ve kişilerden geldiği yönündedir. Ayrıca bugünkü Ömercioğlu Mahallesinde bulunan Kale kalıntıları da bu varsayımları güçlendirmektedir.

KISMEN http://tr.wikipedia.org/wiki/Alparslan,_Devrek 'den alıntıdır.

 

Copyright © 2006-2007-2008  AlparslanKoyu.com adına

yucelkalıncı

Linklerinizi Gönderin,Yayınlayalım

    KitapYurdu.com   GucDershanesi.com     DevrekFm.com     ZonguldakSitesi.com

               CelebiBastonları.com    Caydegirmeni.bel.tr     Devrekİstiklal.net

KpssEkibi.com     Omercioglu.mekani.com

Alparslan.diyari.com